Medyum Hoca Zeynel Eroğlu

MEDYUM ZEYNEL HOCA
ÜCRETSİZ BAKIM YAPMAYA BAŞLADI. ANCAK KUL HAKKI ALMAYINIZ. GERÇEKTEN İMKANINIZ YOKSA BU FORMU DOLDURUNUZ.


ÜCRETSİZ BAKIM İSTEK FORMU


Telefonla bakım yaptırmak konusunda ısrar etmeyiniz. Bu konuda yeminliyim. Sebebine gelince sözüm ona bir çok meslektaşım kendi müşterilerinin bakımını farklı kişilere aratarak bana yaptırmış ve kendi bakımı gibi müşterilerine sunmuşlardır. Bunu defalarca ortaya çıkardım. Ve yemin ettim artık telefonla bakım yapmıyorum. Ya ofisimize geliyorsunuz yada Ücretli veya ücretsiz Bakım İstek Formunu dolduruyorsunuz…
Her gün onlarca insan arıyor. Benim adim bu anamın adi bu (Örneğin ayşe oğlu hasan yada fatma) hocam bana bir bakıver diyorlar. Böyle şey olmaz dediğimde ise falanca hoca bakıyor da sen niye bakmıyorsun diyorlar. FESUPHANALLAH Ayni isimlere sahip olan dünyada daha kim bilir kaç kişi vardır. Bakim yapmanın da şartları vardır. Telefonla ancak Tarot bakimi yapılabilir. Bunun içinde isimlere gerek yoktur. Bir olaya niyet edilerek Tarot kartlarına danışılır. Konuya uygun bir açılım yapılır ve yorumlanır.Lütfen, Anne adinizi söyleyerek bakim yaptırmak için aramayınız. Gizli numaralara da cevap verilmeyecektir.

MANEVİ SIKINTI VE SORUNLARINIZA ÇÖZÜM BİZDEManevi sorunlarınızın çözümleri için sizin ya da yakınlarınızın; kimseye soramadığı, sorup cevap alamadığı bir çok konuda sembolik bir ücret karşılığı bize DANIŞABİLİRSİNİZ. Kariyeriniz ; Is hayatiniz, İlişkileriniz; Aile hayatiniz veya Manevi sorunlarınız gibi konularda ayrıntılı ÖZEL Yorum ve Bakim alabilirsiniz… Her türlü soru-sorun ve sıkıntılarınız için mesai saatleri dahilinde

 
Medyum_Hoca_Zeynel_Eroglu
 
 
 
GSM: 0542 694 7 694 TEL: 0212 694 7 694
numaralı Telefonlardan bize ulaşabilirsiniz.

Kategori : Genel Konular | 2 Comments »

İş Şans Kısmet Açma Büyüsü

İş Şans Kısmet Açma

İş Şans Kısmet Açma

KISMET KAPALILIĞI

Müslüman, dünya hayatında kendisine tayin olunan yazgısını tevekkülle, sabırla ve metanetle Allah’ın takdiri olduğunu bilerek yaşarsa, hem inancını yüceltmiş hem de kendi değerini arttırmış olur. Ancak; maalesef dünyada bazı kimseler dürüst ve sağlam bir inanca sahip değil. Kimse bir diğerinin başarısını, daha iyi yerlere gelmesini ve mutluluğunu kabullenemiyor. Bu düşüncelerden hareket ederek de en yakın dostunu, arkadaşını, ailesinden birini veya düşmanı olduğu düşündüğü kimseleri, “BÜYÜ” yaptırarak, ilerleyip kendinden daha iyi konuma gelmemesi amacıyla engelliyor. Toplumumuzda bu “KISMETİ KAPALILIĞI veya KISMETİ KESİLMEK” olarak tabir ediliyor.
Kazanç kapısının bir anda kapanması, kazancın azalması, kendisiyle evlenmek isteyen birinin çıkmaması, daha önceden kendisine nasip olan bir şeyin artık nasip olmaması, tuttuğu dalın kuruması, gibi sonuçlar doğuruyor. Yaradan yarattığı kulunun kısmetini kapatır mı? Bu düşünülemez… Ancak; bu gibi durumlar haset ve çekememezlik gibi düşüncelerle insanlara büyü vasıtasıyla yapılıyor.

KISMET AÇMA

Yaratılanların hepsinin kısmeti açıktır. Bir takım insanlar “KISMET AÇMA ” nın insanların yazgısının değiştirmek olduğunu düşünüyor. Allah onların günahlarını affetsin. Gerçekte “KISMET AÇMA” kişinin bilmeden kendisinin veya bir başkası tarafından bilinçli olarak önüne koyduğu engellerin kaldırılması işlemidir. Kısmet Açma Duaların desteğiyle olduğu gibi ileri boyuttaki problemlerde uzman bir kişinin desteğini almak daha doğru olur.

EVLİLİK İÇİN KISMET AÇMA

Belirli bir yaşa gelmiş olmasına rağmen evlenme konusunda her seferinde başka bir bahane çıkması nedeniyle evlenme konusunda sürekli olumsuzluk yaşayan erkek veya bayanların yaşadıkları en önemli sorunlardan birisidir. Anne ve Baba kızının ya da oğlunun bir an önce mürüvvetini görmek istemesine rağmen çocuklar bu konuda isteksiz olabilir. Bazen de kişi istemiş olmasına rağmen karşısına doğru kişi çıkmayabilir, çıkanlar uygun olmayabilir. Bu durumlarda kişi çevresince fark edilmez ve etrafına negatif görünmesini sağlayan enerji saçar. Kişinin üzerindeki enerjinin pozitife çevrilmesiyle birlikte, değişiklik gözle görülür bir şekilde değişmeye başlar. Detaylar için iletişime geçiniz.

İŞ KISMETİ AÇMA

Ailesinin rızkını kazanmak amacıyla ticaret, hizmet, üretim gibi işlerle uğraşan ya da ücretli olarak bir işyerine hizmet eden kişilerin, bu çalışmalarının ürünü olan başarıyı yakalama konusunda zorlanmalarının nedenlerinden biriside İş kısmetinin kapanmış olmasıdır. İş kısmeti durduk yerde kendiliğinden kapanmaz. Rakipler, arkadaşlar, akrabalar gibi çekemeyen kişiler tarafından kişinin etkilenmesi halinde oluşabilecek bir durumdur. İş kısmetinin açılması ve bu durumdaki kişilerin üzerindeki etkilerin kaldırılması hakkında detaylı bilgi için lütfen iletişime geçiniz.

ŞANS AÇMA

Günlük hayatta çoğu zaman seçimlerle karşı karşıya kalırsınız. Bir olayın, tercihin, beklentinin ya da sürprizin hep başka insanlara uğradığını görür ve bu durumdan hep şikâyet edersiniz. Bu konuda “Ben olmalıydım!”, “Ben bunu hak etmiştim!” ya da “Neden ben değil!” şeklinde sızlanmalarla geçiştirme yolunu seçersiniz. Oysa bu konuda kendinizde bir negatiflik olabileceğini görmezden gelir ve bunu kabullenmek istemezsiniz. Üzerinizde gerçekten negatif enerji yüklü olabilir. Negatif enerjiden kurtularak kendinizi bu şanslı gruba dâhil edebilirsiniz. Detaylı bilgi için lütfen iletişime geçiniz.

KISMET KAPAMA BÜYÜSÜ

Evlenme çağında olmasına rağmen evlenmeyen, “Sevemedim! Isınamadım! Beğenmedim!” gibi ifadelerle ilişkiyi bitiren, ticaret ya da iş hayatında her şey tamam olduğu halde işleri bir türlü yolunda gitmeyen, şanssız olduğunu ve hep olumsuzlukların kendini bulduğunu düşünen kişilerde “KISMET KAPAMA BÜYÜSÜ” yapılmış olma ihtimali oldukça büyüktür. Bu konuda daha detaylı bilgi almak için lütfen arayınız.

KISMET KAPAMA BÜYÜSÜ NASIL BOZULUR

Kişiye özel olarak yapılan bu çalışmada, kişi hakkında ön bilgiler alınır ve Ruhani Âlemden destek alınarak kişinin önündeki engeller tespit edilir. Bul tespitin sonrasında kişinin içinde bulunduğu duruma göre Hadimi (görevli Cin) atanır ve “VEFK” hazırlanmaya başlanır. Sonrasında kişinin bu rahatsızlıktan kurtulması amacıyla dua oluşturulur. Kişi, üzerinde taşıdığı Vefk ve okuduğu dualarla oluşturduğu pozitif enerji sayesinde, içinde bulunduğu sıkıntı ve engelleri kaldırılmaya başlar.

Birçok kişi kısmetinin kapalı olduğunun farkında değildir. Gerçekte hedeflediği yere varabilmesi için önünde hiç bir engel yokken, anlaşılamayan bir nedenle yapmak istedikleri gerçekleşmez, olumsuz sonuçlanır. Uygulamanın başarıya ulaşması öncelikle Cenab-ı Hakk’ın iznine, sonrasında bizlerin gayreti, sizlerin inancına bağlıdır. Burada çalışması gereken sadece biz değil, aslen bizden sonra sizlerin çalışmasıdır.

Kategori : Büyüsü | 2 Comments »

Havas Vefk İlmi

Havas_Vefk_İlmi

 

Her ilmin bir kaynağı, bir çıkış noktası gerekliliği ve yararlılığı vardır. Buradan yola çıkarak havas ve vefk ilminin gerçekte ne olduğunu açıklamaya çalışacağım.

İslamiyet’te; inançlarımızı pekiştirmek, delalete düşmemek ve İslam’ı daha güzel yaşamak adına, Ulema ve konunun alimleri Kuran’ı Kerim ve Hadisleri inceleyerek ortaya çıkarılan bilgiler belli kısımlara ayrılmıştır.

Bunlarda; • Fıkıh •Tefsir •Hadis •Kelam •Tasavvuf olarak bilindi ve kabul gördü.

Fıkıh ilmi: Kişinin amel yönünden faydasına ve zararına olan şeyleri bilmesidir. Kelime manası itibarı ile, söz ve fiillerin amaçlarını kavrayacak şekilde keskin derin anlayıştır. Buradan yola çıkarak Fıkıh ilmi aslında İslam Hukuk kurallarını inceleyen bir alandır.

Tefsir İlmi: İslami bir terim olan Tefsir, lügatte bir şeyi iyice açıklamak, keşfetmek anlamında bir kelimedir ve dolayısıyla yorumlamak, açıklamak manalarına gelir. Dolayısı ile Kura’n-ı Kerim’in ayetlerini inceleyen bir ilimdir.

Hadis İlmi: Hadis, Peygamberimizin değişik olaylar ve sorunlar karşısında inananları aydınlatmak, Kuran’ın bazı ayetlerini daha açık bir dille ifade etmek için söylediği iddia edilen sözler bütünüdür. Dolayısı ile Kuran-ı Kerimde bulunamayan yada delalette bulunulan durumun hadislerde aranması ve Kuran-ı Kerimle eşleştirilmesi ilmidir.

Kelam İlmi: İmani esasların aklı deliller kullanılarak izah ve ispat edilmesi temelinde gelişen bir ilimdir. Esasen Kelam, imanın esası olan Allah’a iman, Allah’ın sıfatları ile ilgilenir. Ancak başlangıçta, fıkıh ilmi olarak mütalaa edilen kelam, daha sonra ilm-i tevhid olarak adlandırılmıştır. Fıkıh ameli meseleler üzerinde, kelam ise itikadi meseleler üzerinde yoğunlaşmıştır.

Tasavvuf İlmi: Yaratıcının, niteliğini ve evrenin oluşumunu varlık birliği anlayışıyla açıklamaya çalışan dini ve felsefi bir ilimdir. Dolayısı ile Tasavvuf, kalbi saf yapmak, kötü huylardan temizlemek ve iyi huylarla doldurmak demektir. Tasavvuf hâl işi olduğu için, yaşayan bilir, tarif ile anlaşılmaz.

Peki bahse konu olan Havas İlmi nerde kaldı diyeceksiniz sanırım.

Havas İlmi. Kuran’ı Kerimdeki harflerin ve sayıların, esmaların veya ayetlerin sırlarından, hikmetlerinden faydalanılarak çeşitli etkiler elde etmek için esmanın veya ayetin kendisi ya da vefki ve bunlara bağlı harf ve sayılar ile tılsımlar kullanılarak yapılan uygulamaları inceleyen bilimdir.

Havas ilminin kaynağı sahabeye kadar dayanır. İslam öncesi bazı uygulamalardan da etkilenmiştir. Özellikle Hazreti Ali (k.r.v.) nin bu sahada ilk eser te’lif buyuran kişi olduğu bildirilmiştir. Sonrasında İmam-ı Caferi Sadık hazretlerinin çok katkısı olmuştur. Sonraki yüzyıllarda bu güzide ilim Müslümanlar arasında büyük rağbet görmüş, bir çok ulema bu konuda sayısız değerli eserler kaleme almışlardır.

Özellikle İmam Muhammed Gazâli, Şeyh Ahmed ibni Ali el Bûni ile Şeyh’i Ekber Muhyiddin Arabi hazretlerinin havas ilmine dair eserleri vardır. Havas ilmi bizlere büyük İslam alimlerinin, Allah’u Teâlâ’nın dostlarının yadigarıdır. Öncelikle sağlam bir inancı, takva sahibi olmayı ve manevi olgunluğu gerektirir. Ama ne acıdırki bu şerefli, mubarek ilim, birtakım maddiyatçı, çıkarcı ve sahtekar şarlatanların elinde oyuncak olmuş ve olmaktadır. Onlar bu ilmi para ve sömürü aracı olarak kullanıyorlar. Ehlullâh’ın mesleğini ayaklar altına alıyorlar.

Bu ilimlerin kendisine has özellikleri ve konuları vardır, bu ilmin kendisi ve lisanı evrenseldir. Bu ilimler ruh ve madde ile canlı ve cansız ile harfler ve rakamlar ile yıldız ve burçlar ile nebilöz ve galaksiler ile ses ve renk dalgaları ile kısaca kainatta daha genişi evrende her şeyle bağlantılıdır.

Şimdi, piyasada kendine medyum, hoca, havasçı, vefk alimi, medyum hoca gibi sıfatlarla ortaya çıkan ve siteleri olan bir çok insan var. Yıldızlardan (astroloji ilmi) haberi olmayan burçların özelliklerini bilmeyen, insan fıtratında ve yaradılışın temelinde var olan 4 anasırı erbaa, yani ateş, hava, su, ve toprak elementlerinden haberi olmayan insanlar havas alimi olduklarını ve Vefk tanzim ettiklerini söylüyorlar. Hatta bu konuda site bile açmışlar. Havas konusunda bir site Vefk konusunda bir site vs.

Bu hayasız insanlar, bilmezler ki Arapça harflerin 28 tanesinin 7 harfin ateş, 7 harfin, su, 7 harfin hava ve 7 harfin toprak harfleri olduğunu. Yine bilmezler 14 harfin soğuk 14 harfin sıcak olduğunu. Vefk düzenlenirken olayın yada kişinin fıtratının soğuk yada sıcak olmasının, ateş, hava, toprak ve su olmasının bilinmesi ve yapılacak işte zaman olarak astrolojinin kullanılması gerektiğini, Ayın güneşe olan açısının ne olduğunu, ve bu açıya göre bazı sayıların eklenip çıkarılacağını. Yine ve yine bilmezler Ayın menzilleri ve duraklarını hangi zaman ve anda hangi ayet yada esmanın ele alınacağını hangi zamanlarda okuma yapılacağını…

Yukarıda ismi geçen Havas Alimlerinin hepside Astrolojiyi biliyorlardı. Astrolog idiler. Metafizikçi ve Filozoftular.

Bu ilim asırlardır gelmiş geçmiş alimlerin ve ulemanın bir sır gibi gizlediği ve açıkça öğretmediği ve öğretmekten de çekindiği vebal altında kalmaktan korktuğu ilimlerdendir. Bu ilimler de başarılı olmanın ve zarar görmeden ilerlemenin bazı şart ve usulleri vardır.

Evvela bilinmesi gereken bu ilim yıldızlar ilminden bilinen veya bilinmeyen sırlarla alemi semalardan gelmiştir. Bu ilim insanlardan önce yani arz oluşmazdan evvel ruhani alemlerde meleküt ve cinler aleminde bilinen ve kullanılan birçok gizlilikleri, esrarı ve acaibiyeti içinde gizlemiştir.

Burada sırası gelmişken belirtmeliyim ki; yaşamış olduğumuz bu maddi alemin yasaları ve fiziksel oluşumları manevi alemlerin etki ve yasalarıyla meydana gelmektedir. Bu ilmin kullanılışı melekler ve cinlerden sonra çok eski kavimler ve uygarlıklar tarafından kullanılmıştır bu manevi yasaları öğrenip etkilerine göre gerektiği şekilde uygulamışlardır. İnsanlar bu bilgileri çok çeşitli yollardan elde etmişlerdir. Hatta kimilerine göre mana aleminden gelen varlık veya varlıklar bazı insanlara bu ilmi ve kullanma metodunu öğretmişlerdir. Bu anlattığıma örnek; Bakara süresi 102. ayetinde olan Harut ve Marut isimli iki meleği örnek olarak verebiliriz. Bu manevi ilimlerin kaynağı şüphesiz ki; Alim olan yüce Allah (c.c.)’tır. Ve bilinmelidir ki; ilim de Allah’tan başka Allah’ın ilim verdiği varlıklardan veya veli kullarından bu ilimlere vakıf olan insanlardan öğrenilebilir.

Eski kavimler ve uygarlıklar da bu ilimleri manevi makamlardan ve rahmani ruhanilerden hayırlı yönde insanlık alemine faydalı olabilmek için öğrenmişlerdir. Fakat zamanlar içinde insanların aç gözlülüğü, hırsı ve bencilliği şeytanın maddi alemdeki hileleriyle birlikte bu ilmin bilgilerini ve kudretini kötü yönde kullanmak isteyince o insandaki rahmani sıfatların yerini şeytani sıfatlar taşıyan negatif unsurlu varlıklar guruplarından insanın nefsaniyetine hitap eden bilgiler gelmiştir. Yine buna da örnek olarak Bakara süresinin 102. ayetini yukarıda olduğu gibi örnek olarak gösterebiliriz. Çünkü bu hadiseler yaşanırken bu ilimler aşikardı ancak yukarıda sıraladığımız gibi bu ilimleri kendi nefsi çıkarları için insanlar kullanmaya başlayınca alimler ve ulemalar kendileri anlayabilecekleri bir dil ve uslupla bu ilimleri rumuzlamak ve gizlemek ihtiyacı hissetmişlerdir. Ancak demişler ki;Arif olanlar anlasın kamil olanlar kullansın.

Gerek ruhani varlıklar veya cinlerin bildiği kelamlar, bizzat insanlar için indirilmiş kutsal kelamları veya esmaları gizlemek ya da rumuzlamak amacıyla çeşitli şekiller, çizgiler veya tılısımlardan oluşan birtakım sayılarla sembolleşen vefkler ve tılsımlar oluşturulmuştur.

Bazen de sırf sayılar kullanılarak bu ilim de çok çeşitliliklerle beraber çelişkiler de görülmektedir. Zıtlık veya yanlışlıklar ise bu ilimler kaynağından öğrenilmeyip kolaycılık (Kopyacılık) yolu seçilmiştir. Günümüzde özel vefk hazırlıyorum diyen ve sitelerinde havas kitaplarından alınan kopyaları koyarak ben yaptım yapıyorum diyen şarlatanları gösterebiliriz.

Günümüzdeki kitaplar da görülen veya kullanılan tılısımlar yanlış zaman veya yanlış mekanlar da şart ve kaidelerine riayet edilmeden yazılıp hazırlandığından yapılan bir işin çoğu zaman neticeye ulaşmadığını görürüz. Bir de işi karıştıran esas mesele bu tılısım, sembol veya yazıların ilahi isimler ve semboller olmayıp cinler, periler veya ruhani varlık isimlerinden olduğu ibarettir.

Ancak; bunların hiçbiri tek başlarına bir anlam ifade etmezler ve bazen işleri olduğundan da karmaşık hale getire bilirler. Bu paragrafa çok dikkat etmelisin; Arifsen beni anlarsın. Tılısımla rumuzlanan gerçek ise aslında Allah’ın ismi olarak bilinen sıfatlar (esmalar) olduğu zaman güç ve kudret ifade ederler.

Bir de özellikle belirtmek isterim ki; gizli ve manevi ilimlerin hakikatlerini bazı insanlar tarafından bilinip öğrenilmesini engellemek için kasten yanlış yazanlar ile bu ilimlere hurafe deyip yalanlama çabası gösteren ve bu ilimlerle uğraşan kişilere bir sürü kulp takmaya çalışan ve gelecek kuşaklara aktarılmasını engellemek için her türlü çabaya baş vuran gurup ve güçlerin bu ilimlere olumsuz etkileri olmuştur, kısmen de başarmışlardır.

Son paragrafı yeniden ve yeniden okumanızı rica ederim…

Zeynel Eroglu
Havas & Vefk Uzmanı

Kategori : Vefk | Yorum Yok »

Büyücü

Ünlü Büyücüler

Babiller ’in toplum hayatı büyü üzerine kurulmuş-Ticaret, sanat, din, savaş, av ve benzeri faaliyetler ı büyü ile iç içe idi. İşte ilk uzman büyücüler bu Ba-ılerde -Keldânîlerde- yetişmiştir. En ünlü büyücü-
Babil’de, Mısır’da, İran’da, Çin’de, Hindistan’da -.Hindistan’da Roma’da yaşamıştır. İbranî büyücüleri meşhur büyücüler arasındadır.
Büyücülük, mitolojinin temel konularından biridir, gücüler, Hermes ‘i büyücülük tanrısı sayarlar.
Çeşitli milletlere ait mitolojilerde büyü öyküleri yamayacak kadar çoktur.

Türkler’ de Büyücülük

Çeşitli Türk kavimlerinde büyü, falcılık, kehânet, cincilik vardı.
Ruhlar, tanrılar ve cinlerle ilişki kurabildiğine inanılan Kamlar -büyücüler- büyü yapar, afsunlu sözler der, kâhinlik yoluyla insanın içinden geçeni bilir, gaipten haber verir, cin çarpmasını ve hastalıkları tedavi eder. Üfürür, davul döver, kendinden geçerek görün­den varlıklarla ilişki kurardı. Kam ve üfürükçeye “ürüng” denilen bir ücret verilirdi. Eski Türkler arasın-şu adetler yaygındı:
— Çocuklar, cinlere ve göz değmesine karşı ilaçla unlanırdı.
Bağ, bostan ve bahçelere korkuluk ve dikilirdi.
— Cin çarpan kimsenin yüzüne soğuk su “kovuç , kovuç -kaç, kaç-” denilerek, öd ağacıyla i tütsülenirdi.
— Atların boynuna “moncuk” denilen bir taş ve bir çeşit muska takarlardı.
Hastalığı tedavi etmek, korku varsa için bir kap içindeki suya bir kaşık içinde âteşe rak eritilmiş kurşun döker, o sudan hastaya iç Suyun içine dökülmüş kurşundan alınan bir parça] hastanın elbisesinin göğüs kısmına takarlardı.
X. yüzyılda kitleler halinde müslümanlığı kabı melerinden sonra da İslâm’ın şiddetle yasaklara; rağmen Türk boylarında büyü, sihir, eski âdetler, biraz farklılaşarak sürmüştür.

Kam ve Rahip Geleneğini Sürdürenler
Afsunculuk, Üfürükçülük -Nefes Etme-ve
Muskacılığa Dinî bir Görüntü Vermişlerdir.

Eski efsun geleneğine İslâmî bir veçhe verme yetiyle Kabe, levh-i mahfuz, arş, kürsî, zemzem vb. terimler Kur’ân-ı Kerim’den bâzı âyet ve sûreler unsuru olarak kullanılmıştır. Mezopotamya, iran ve Mısır büyü geleneklerinin karışımı olan telakki. Anadolu’daki eski putperest dinlerin ve Hıristiyanlığın’da olduğu kültür etkileriyle daha çok çeşitlenmiştir.

İslam’da Büyücülük

Müslümanlar büyüyü, Museviler, Suriyeliler, İran­lılar, Geldaniler ve Yunanlılardan almışlardır.
Bu kavimlerin eski çağlardan kalmış büyü kitapla­rından yararlanmış, büyüyü ona göre uygulamışlar, aynı yöntemi kullanmışlardır.
Çeşitli dönemlerde yazılan kitaplarla ve daha çok büyücülerin sırlan, gizli duaları, murîdlerine aktarma -özel deyimiyle el verme- yöntemiyle çok evvelki za­manlardan günümüze kadar, büyü her çağda beslenme­sine yardımcı bir ortam bulmuştur.
Müslümanların büyüye olan tutkularının nedeni cinlere olan inançlarına bağlanmıştır.
Cinlerin varlığına inandıklarından, onlar vasıtasıy­la kötülük gelebileceğine de inanmışlardır.
Büyü Yapmak Meslek Halini Almıştır
Büyücülük tamamen bir meslek olarak ilkin Sü­mer-Akad uygurlığın’da görülmektedir. İlk büyücüler kabile şefleriydi. Bunlar aynı zaman­da din adamıydılar.
Hunlardan günümüz Türk toplumuna kadar uzun bir gelişme çizgisi takip eden büyücülük, Türkiye’nin çeşitli yörelerinde değişik biçimlerde uygulanmakta­dır.
Evine düşkün olmayan kocayı karısına ve karısına çocuklarına karşı sert davranan halim-selim etmek, bir kadını bir erkeğe, veya bir kadına sevdirmek ve ısındırmak, gurbete senin geri dönmesini sağlamak, kaybolan eşyayı bulmak ,düşmanı yenmek, kısmet çözmek, bu ti kasından soğutmak ve ayırmak, bozulmuş si­lerini düzeltmek,… gibi hususlarda hemen daima gelen vasıtaların içinde belki en ehemmiyetlisi büyüdür. Bundan dolayıdır ki büyücülük bir meslek haline gelmiş… her zaman geçimini tamamen bundan sağlayanlar olmuştur.
Büyücülük Mesleğinin Serüveni

Çok tanrıcı dönemlerde iyiliklerle ve kötülüklerle ilgili birer tanrı ya da tanrıça bulunurdu. Gizi hepsi onların buyruğu altındaydı.
Kötü gizli güçlerin etkisinden veya saldırısından kurtulmak için tanrılara ve tanrıçalara sığım lir, adaklar sunulur, kutlama törenleri düzeni dilekte bulunmak için de ayni şekilde hareket Bu inançlar, zamanla yüzeysel olarak c de öz olarak muhafaza edilmiştir.
Tapınaklarda, çok tanrıların üstlen düşünülen görevin yerinde bugün büyücüler, cinciler ve bazı hocalar bulunmaktadır.
Hıristiyanlık Büyücülükle Şiddetli Bir Savaşa Girişmiştir

Özellikle de 16. yüzyılda büyücü avcılığı yapılmış­tır. Büyücüleri cezalandırmak için engizisyon mahkemesi kurulmuştur. Çağdaş, tıp teknolojisinin ortaya çıkmasından çok önce, egemen sınıfların “cadı” dediği sağlık pratisyen­leri yaşamıştır. Sonra bunlar, büyücülük yaptıkları ge­rekçesiyle toplatılmış, yakılmışlardır. İnsanlık târihinde dört yüzyıldan fazla bir süre, Almanya’dan başlayıp İn­giltere’ye kadar uzanan bir alanda, büyücülerle müca­dele edilmiş, 15. yüzyılın sonlarıyla 16. yüzyılın başla­rında İtalya ve diğer birçok Avrupa ülkesi de dahil bin­lerce kadın, büyücü gerekçesiyle öldürülmüştür. 16. yüzyıl ortalarında bu dehşet dalgası bütün boyutlarıyla Fransa ve İngiltere’yi de sarmıştır.
Büyücü denilen kişiler çok defalar canlı canlı odun yığınları üstünde tutuşturularak öldürülmüşlerdir…
Eski bir İngiliz büyücü avcısı: “Eğer ayrıcalıksız, -yani zarar vermeyen, tersine iyilik yapan görünürde kurtaran ve koruyan- bütün büyücüleri, özellikle de olumlu eylemleriyle tanınan büyücüleri de ortadan kal­dırırsak inanın bu ülke için bin kez daha hayırlı olacak­tır.” demiştir. Almanya, Belçika ve Fransa’da şeytanla anlaşma yaptıkları gerekçesiyle yakılan büyücülerin sa­yısı 5.000′e ulaşmıştır.

BÜYÜ İNSANIN, OLAYLARI Ki DİLEDİĞİNCE OLMASI ÖZLEMİ DOĞMAKTADIR
Kişi istediğine ulaşamayınca kaderi önemsemez büyü ile olaylara hakim olmaya kalkar. Büyü mutsuzluğun avuntusudur, güçsüzlerin dayanağıdır.Bir umuttur büyü. Büyüde gizlilikleri bilme arzusu, onları doğrultuya döndürme dileği, açıkça olmasa i derata karşı direnme eğilimi vardır.
Malinowski için büyü, “Heyecanlı bir isa âyinleşmiş bir ifadesidir.”
Büyüde, insanın irade-i cüz’ iyyesini giderme çeşitli yollarla bir insanı yönetim altına , ona istenileni yaptırma arzusu hakimdir.

Büyünün Yaygın Olmasının Sebebi

Çaresizlik ve bilinmezlik karşısında kaldığı insanoğlu doğaüstü güçlerden medet ummuş, onlara ümit bağlamıştır.
Büyü, bitip tükenmek bilmeyen arzulan gerçekleşmesinde insanlara, en kısa ve en kolay yol olarak görünmüştür.
Büyünün, Afrika, Avrupa ve Asya’da Amerika’ya Haiti adalarına kadar yaygınlaşmasının en önem­li nedenlerinin birincisi budur.

Kategori : Büyü | Yorum Yok »

Büyü Bozma

Kişinin üzerinde büyü varsa, bunun ne tür bir büyü olduğunun saptanması lazım gelir.

Büyü Bozma

Büyü Bozma

Büyü saptama

Bunun için bir çok yöntem ve bakım usulü vardır. Önemli olan ne ile bakıldığı değildir. Bakım sonucunda büyü yapılan kişinin hayatında ne gibi değişiklik olduğu ve neler yaşadığının tespit edilmesi gereklidir.

Burada çivi çiviyi söker mantığı geçerlidir. Nasıl bir büyü yapıldığının bilinmesi demek sorunun teşhis edilmesi anlamına gelir ki, teşhis olmadan tedavi olmaz.

Yapılan büyünün bozulması için gerekli ritüeller yapılır. Büyü yapılırken kullanılan araçların benzeri araçlar kullanılır.

Örneğin büyüler, ve büyülerde kullanılan malzemeler ya rüzgara asılır, (HAVA) ya Suya atılır (SU) ya Toprağa gömülür, (TOPRAK) yada Ateşe atılır. (ATEŞ) Görüldüğü gibi Dört anasır (ELEMENT) büyü kavramında da geçerlidir. Ve bu yol izlenir.

Büyü yapanlar kişinin mizacına göre eylem yaparlar. Kişinin burcuna göre hangi elementsel yaradılışa sahipse ona göre büyü yaparlar. bunun tespiti çok önemlidir.

Kategori : Büyü | Yorum Yok »

Sempatik Büyü

Sempatik büyü iki türlüdür:

Sempatik Büyü

Sempatik Büyü

 

1-Taklit büyüsü :
Bir şeyin taklidini yapmakla o şeyin istenilen neticeye varma esasına dayanan bir büyüdür. Taklit büyüsüne, tarih öncesi mağara resimlerinde dahi rastlanmıştır. Taklit büyüsü hemen toplumlarda görülmüştür. Hoşlanılmayan ,yada bir kimsenin zararsız hale getirilmesi için taklit büyüsü yapılır. Bu iş için geneli resmi yakılır. Taklit büyüsünde en çok kullanılan malzeme ölümü istenen kimsenin resmi, bir ağaçtan, çamurdan, balmumundan yada benzeri şeylerden yapılmış olan figürüdür.
Peru yerlileri, hoşlanmadıkları yada korktukları birinin yağ ve tahıl karışımından meydana gelen bir maddeden şeklini yapıp o kişinin geçeceği yolun üstün de yakarlar; bununla o kimsenin ruhunu inanırlardı. Malayalı’ lar, düşmanlarının fizik yapısını ve kişiliğini temsil etmeye yetecek kadar kirpik, kaş, tükürük gibi şeyler alıp. Bunları terkedilmiş bir balmumu üstüne o şahsa benzeyecek şekilde yapıştırırlardı. Sonra yedi gece “yaktığım bu ciğerini, kalbini ve tükürüğünü yaktığım bu şey mum değil; diyerek bu figürü bir lamba üstünde tutar, balmumunun yavaş yavaş erimesini sağlarlardı. Balmumundan yapılmış olan mum tamamen eriyince o kimsenin öleceğine inanılırdı.
Amerika yerlilerinin bazı boyları bir insana yada bir hayvana zarar vermek istediklerinde ya onun tasvirini veya ağaçtan küçük bir figürü yaparlar, bunun üstünde, kalbin bulunduğu yeri keskin bir aletle çizerlerdi.

2-Temas büyüsü :

Temas büyüsüne, Kontajiyöz Büyüsü de denmektedir.
Temas büyüsü’nde hâkim olan “parça bütününe ilkesidir.
Temas büyüsünde saç, tırnak, kirpik vb. fizyolojik unsurların yanı sıra, insanın giyim ve günlük hayat için indiği şeylerden de istifade edilir. Temas büyüsünde, temas esas olduğundan ”parça bütünü” ile ilişkili olduğu inancından hareket edilerek bir kimsenin saçından alman bir tel saç, elbisesinden koparılan bir parça veya iplik ya da bir tırnak ucu şeylerle bu büyü yapılır. Genellikle bu büyü bir kimsenin iyiliği için yapılmaktaysa da, o kişiye zarar vermek için de kullanılır.
Polinezyalılar , birinin ölümünü istediklerinde; onun elbisesinden bir parçayı mezara bırakırlarmış

Kategori : Büyüler | Yorum Yok »

Pasif Büyü

Pasif Büyü

Pasif Büyü

Genellikle bu büyü savunma ve korunma için yapılır. Kötü ve uğursuz şeylerin Veya insanların zararlı etkilerinden korunulması için büyücü mesela muska yapar bunu kişinin üzerinde taşımasını önerir. Ya da büyücünün okuduğu nazar boncuğu göztaşı gibi cisimler taşınır.

Kategori : Büyüler | Yorum Yok »

Aktif Büyü

Aktif Büyü

Aktif Büyü

Bu büyüyü yapan güçlü bir irade ile tabiat olaylarını yönetim ve denetimi altına alabileceği görünümünü
Verir. Çevresine parapsikolojik bir hayatı olduğunu tel­li eder. Büyüsünü özel bazı sözleri, tekerlemeleri, duaları beddualar ile yapar.
Güney Afrika’da yaşayan Zulu kabilesi mensupları kızgın kömür üzerine su dökülmesiyle yapılan bir büyünün fırtınayı önlediğine inanırlar.
Kötü ve zararlı olayları önlemek, insanların fena­larından kaçınmak için, bu büyü çeşidi uygulanır.

Kategori : Büyüler | Yorum Yok »

Ak Büyü

Ak Büyü

Ak Büyü

Ak büyü ferdin veya toplumun iyiliğini hedef alarak yapılan büyüdür.
Gurbette olan bir yakının gelmesi,
Mahkemede işi olanın, davayı kazanması,
Erkek veya kadının sevdiği kimseden karşılı görmesi,
Kaybedilmiş veya çalınmış eşya, para, mücevher her gibi değerli şeylerin bulunması
Kötü büyülerin etkisinin bozulması,
Kuraklık veya sel gibi afetlerin önlenmesi.
Lohusaların kötü dış tesirlerden korunması
Hastalıkların def edilmesi,
Malların zarara uğramaması istendiğinde ve bunlara benzer durumlarda bu büyü yapılır.
Ak büyüde, din adamlarına müracaat edilir, dini metinlerden ve dualardan faydalanılır

Kategori : Büyüler | Yorum Yok »

Fal

fal nedir

fal

Dünya geneline bakıldığında Yahudilerin Tarottan , Hristiyanların İskambil açtırmaktan, Müslümanları Yıldıznâmeye baktırmaktan vazgeçmedikleri görülmektedir. Bu kadar da değil Fal olayı belki de yüzlerce çeşidiyle her millette devam etmekte, kıyamete dek süreceğe de benzemektedir.
Geleceğini öğrenme merakı, falı insanlar arasında her zaman geçerli kılmıştır.

Mağaralarda yaşanıldığı zamanlardan günümüze gelinceye kadar falcılar çok değişik isimler altında ça­lışmışlardır. Bunlara, kâhin, sihirbaz, şifacı, bakıcı, bü­yücü de denilmiştir.

Fal” Kelimesinin Anlamı

Fâl “fe’l” sözcüğü arapçadır. “Uğur ve uğurlu şey­leri gösteren simge”, baht, tâli, mânâlarına gelmekte­dir.2 Gelecekten haber verme -kehânet- anlamında ola­rak, Yunanca’da “mantela”, İngilizce’de Mancy, Fran­sızca’da “Mancie” ekiyle yapılan ve fal türlerine göre değişen terimler kullanılmaktadır -ornithomanch kuş falı gibi-.
Fal Nedir?
Çeşitli tekniklerle, insanların gizli kişilik özellikle­rini ortaya çıkarma, gelecekten ve bilinmeyenden haber verme san’atıdır.

Fal, Özü İtibarıyla Bakıcılıktan ve Kâhinlikten Farklıdır.

Fal, genelde bazı vasıtalarla ya da bazı yöntemlerle tahminlerde bulunma, içinde bulunulan zamanla ve ge­lecekle ilgili yorumlar yapma işidir. Kehânet ve onun özel bir şekli olan bakıcılık cinler yardımıyla veya özel yeteneklerle -bakış, seziş gibi- icra edilir.

Gelecek, Halihazırda Mevcuttur
Tanınmış düşünür ve yazar P.D. Ouspensk zaman konusunu incelemiş ve demiştir ki: “Her şey mevcuttur! Sadece tek bir ebedi şimdiki zaman. ” Şimdi” vardır ki zayıf ve sınırlı olan beşerî zihin bunu hiçbir zaman kavrayamaz ve tasavvur edemez. gerçekleşen kehânetler insan kaderinin önceden belirlenmiş olduğunu göstermektedir.

Akaşık Kayıtlar

Akaşa, köken olarak Sanskritçe bir sözcüktür.”Akaşa biriktirme mânâsına gelmektedir. “Akaşık kayıt” evren hafızasıdır.
Bu görüşe göre, dünyanın oluşumundan bu söylenmiş her söz, yapılmış her eylem, akaşik hafızaya kaydedilmiştir. Evrensel kayıt sistemi mikro ve düzeylerdeki tüm varoluş için söz konusudur.

Akaşaya Özgü

”Dalga Boyu” Yakalanabilirse Akaşık Kayıtları İnceleme Olanağı Bulunabilir

Kendini, titreşim, dalga boylan, renk, ışık, manye­tik alan gibi çeşitli şekillerde belirleyen ruhsal enerji, bazılarına göre gözden, bazılarına göre parmak uçların­dan fışkırır, özellikle elden yayılan ruhsal etki, ruhsal bilgiler de taşır. Bu bilgiler zaman tanımaz. O halde do­kunduğu her şeyde bilgi bırakır ya da bakılan şeylerde evrensel bellekten bilgiler alır.
Bundan dolayı eskilerin tabiriyle falcılar, ya da ye­ni bir yaklaşımla güçlü telepatlar, bu ruhsal bilgileri o maddelerden okuyan çevirmenlerdir.

Fal Bakan İle Makrokozmos Arasında Metafizik Bağlar Oluştuğuna İnanılmaktadır

Meselâ, halk arasında fal bakma yöntemi olarak kullanılan Tarot ‘ ta, geleceğe dair gelen bilgiler sembol­ler aracılığıyla sahibinin bilincine ulaşır.
Felâketler ya da büyük olaylarla ilgili öngörüler genellikle düşünsel olarak, zihin gözü ile alınır.
Belli bir sistemle bilinçli ya da bilinçsiz olarak, “Akaşık kayıtlara -evren hafızasına- ulaşanlar, gelece­ğe yönelik olguları önceden haber verebilirler.

Fal, En Azından Telepatik Gücü, Çevresindeki İnsanlara Göre Biraz Fazla Olan Kişiler Tarafından Bakılır
Böyle kimseler için “fal bilen” ya da “fil denir
Geçmişte falcılar birçok ülkede devlet yönetiminde dahi söz sahibi olmuşlardır. Ancak güçlerinin zararlı hale gelmesiyle falcıların, din adamları ile arası açılmıştır.
Daha öncede geçtiği gibi Ortaçağda , falcı. Büyücü ve cadı ismi ile anılan kim varsa yakalanıp işkence edilmiş ve yakılmışlardır.

Kategori : Genel Konular | Yorum Yok »

Medyum

Medyum – MedyumlarMedyum_Medyumlar

Kökeni Fransızca olan Medium kelimesi güzel türkçemizde Medyum olarak telaffus edilir. Medyum terimi spirit sözlüklerde “dünyadaki bedenini terk etmiş ruhlarla irtibat kurarak onlardan aldıkları tesirleri çeşitli tezahürler halinde dünyaya yansıtan, psişik bakımdan duyarlı (hassas) kimselere (zihinsel medyumlar) veya herhangi bir ruhsal irtibat sözkonusu olmaksızın paranormal fenomenler ortaya koyabilen özel yeteneklere sahip kimselere (fiziksel medyumlar) verilen ad” olarak tanımlanır.

Metafiziksel düşünce yapısı içinde spiritualizm, tinselcilik, metafizik düşünce, ruhlara inanma, ruhanilik, ispritizma medyum için ilgi alanı dahilindedir.

Medyum; Görünüşte tabiat üstü birtakım yollardan gerçek bilgi algılayabilen daha dar anlamda ise ruhlardan haber alabildiği kabul edilen kişidir. Eski çağlardan beri cinler ve ruhani varlıklar medyumların aracılığı ile duygu ve düşüncelerini açığa vurur. Ortadoğuda Hindistan ve Tibet de ruh çağırma seanslarıyla ilgilenen birçok medyum vardır. Batı Avrupa da medyum içinden gelen bir sesi dinlemek ve bilimsel araçlarla duyulmasına imkan olmayan bilgi unsurlarını alabilmek için dikkatini bir konuda yoğunlaştıran bir kimsedir. Kısaca görünüşteki bir süreç ( Trans haline geçme, yoğunlaşma ) ancak bir vasıtadır.

Dediğimiz gibi burda önemli olan bir şekilde, bilinmeyenden haber almak, gizli olanı ortaya çıkarmak olduğu için o, çağlar boyunca medyumlar ilgi odağı olmuştur.

Ülkemizde ise medyum deyince ilk önce akla gelen fala bakan, güya Kur’andan Yıldızname yorumu yapan, (Ki böyle bir şey yok Kur’an fal aracı değildir.) Ebcet, Remil yada benzeri usuller kullanarak, Muska tansizm eden, Vefk yapan kişidir.Peki Fala bakana falcı denir. Remil bakana Remmal, Ebcet kullanarak Vefk yapana Havas alimi denir. Bu durumda medyum nasıl oluyor diye sormalısınız. Aslında her birinin için de bir parça Medyumluk hassası kullanmak vardır.

Açıklayalım.

Falcı, Çeşitli araç ve vasıtaları kullanarak yorumlar yapar. El Falı, Kahve Falı, İskambil Falı, Tarot Falı, vb. Burda bilinmeyenin yada öğrenilmek istenen durumun şekillere ve işaretlere yansıması için niyet edilir. Aslında her sorunun cevabı anda gizlidir. Önemli olan onu aşikare etmektir. Bir medyumluk hassası olmadan salt şekilderden bir şeyler söylemek atmasyon olur.

Remmal, sözlüklerde kum falı bakan kimse olarak geçer. Burdada bir niyet etme hali vardır. Remmal bakım hali için gerekli ritüeli yapar. Sonrasında yorumlara geçilir. Ama yine bir medyumluk hassası gereklidir.Havas yada Havass, kelime manası itibarı ile, marifet ve yaşayışça üstün olan, üst tabaka insana denir. Yani hem iman ve ihlaslı kul olacaksınız. Hemde bilgi düzeyi oalrak diğer insanlar arasında üstün olacaksınız.Peki havas aliminde hangi özellikler olmalıdır. Neler yapar?
Öncelikle İnsan fıtratını iyi bilmeli, nefsani arzularını öldürmeli, islam başta olmak üzere tüm inanç sistemlerini bilmeli, Materyal Felsefeyide Metafizik düşünceyide kavramalıdır.Bilginin ve ilmin sonu yoktur elbette…Kendine faydası olamayanın başkalarına faydası olacağını düşünmek yanlış olur. Hani denir ya kelin ilacı olsa başına çalar. Havas Alimi kişiliği yerine oturmuş yaşamını düzene sokmuş olmalıki başkalarının yaşamlarınının düzene girmesi için yardımcı olsun.Havas alimi Astroloji (Yıldız İlmi) bilmek zorundadır. Kur’an okumasını yazmasını bilmek zorundadır. İnsan fıtratını ve yaşamın anlamını bilmek zorundadır. Aslında en önemlisi kendini bilmek zorundadır.Hararet sacda değil nardadır.
Keramet hırkada tacda değildir.
Her ne ararsan kendinde ara.
Mekkede Kudüste şamda değildir.
Hacı Bektaş-ı Veliİnsanoğlu üstün meziyetleri olan bir varlıktır. Yaratılmışları en iyisidir. medyumluk hassası herkeste vardır. Ancak herkeste açığa çıkmamıştır.Havas Alimi, Kişinin sorunlarını dinler, kullandığı bir bakım usulü ile bu soruna neyin sebep olduğunu açığa çıkarır ve çözüm için bir çalışmada bulunur.Havas Alimi, (Medyum Hoca) Kur’an Alfabesini ve Ebcet kullanarak, Bazı Ayet ve Esmaları konuya uygun olarak düzenler, kişinin sorununa çözüm olacak Vefk hazırlar. Bununda bir ritüeli vardır. Yine kişinin sorunu ve isteğine göre yıldızların konum ve durumuna göre eylem içine geçer. Her işin belli zaman ve saatleri vardır.Sözün özü, Medyumluk ciddi bir iştir. Herkesin yapacağı bir şey değildir. Herkes bu yükü kaldıramaz ve bu ilme sahip olamaz. Piyasada Medyum olarak geçinen bir sürü insan var. Bir çoğu şarlatandır. Sahtekar ve dolandırıcıdır. Allah (CC) islah etsin…

Kategori : Genel Konular | Yorum Yok »

« Önceki Yazılar