Büyücü

Ünlü Büyücüler

Babiller ’in toplum hayatı büyü üzerine kurulmuş-Ticaret, sanat, din, savaş, av ve benzeri faaliyetler ı büyü ile iç içe idi. İşte ilk uzman büyücüler bu Ba-ılerde -Keldânîlerde- yetişmiştir. En ünlü büyücü-
Babil’de, Mısır’da, İran’da, Çin’de, Hindistan’da -.Hindistan’da Roma’da yaşamıştır. İbranî büyücüleri meşhur büyücüler arasındadır.
Büyücülük, mitolojinin temel konularından biridir, gücüler, Hermes ‘i büyücülük tanrısı sayarlar.
Çeşitli milletlere ait mitolojilerde büyü öyküleri yamayacak kadar çoktur.

Türkler’ de Büyücülük

Çeşitli Türk kavimlerinde büyü, falcılık, kehânet, cincilik vardı.
Ruhlar, tanrılar ve cinlerle ilişki kurabildiğine inanılan Kamlar -büyücüler- büyü yapar, afsunlu sözler der, kâhinlik yoluyla insanın içinden geçeni bilir, gaipten haber verir, cin çarpmasını ve hastalıkları tedavi eder. Üfürür, davul döver, kendinden geçerek görün­den varlıklarla ilişki kurardı. Kam ve üfürükçeye “ürüng” denilen bir ücret verilirdi. Eski Türkler arasın-şu adetler yaygındı:
— Çocuklar, cinlere ve göz değmesine karşı ilaçla unlanırdı.
Bağ, bostan ve bahçelere korkuluk ve dikilirdi.
— Cin çarpan kimsenin yüzüne soğuk su “kovuç , kovuç -kaç, kaç-” denilerek, öd ağacıyla i tütsülenirdi.
— Atların boynuna “moncuk” denilen bir taş ve bir çeşit muska takarlardı.
Hastalığı tedavi etmek, korku varsa için bir kap içindeki suya bir kaşık içinde âteşe rak eritilmiş kurşun döker, o sudan hastaya iç Suyun içine dökülmüş kurşundan alınan bir parça] hastanın elbisesinin göğüs kısmına takarlardı.
X. yüzyılda kitleler halinde müslümanlığı kabı melerinden sonra da İslâm’ın şiddetle yasaklara; rağmen Türk boylarında büyü, sihir, eski âdetler, biraz farklılaşarak sürmüştür.

Kam ve Rahip Geleneğini Sürdürenler
Afsunculuk, Üfürükçülük -Nefes Etme-ve
Muskacılığa Dinî bir Görüntü Vermişlerdir.

Eski efsun geleneğine İslâmî bir veçhe verme yetiyle Kabe, levh-i mahfuz, arş, kürsî, zemzem vb. terimler Kur’ân-ı Kerim’den bâzı âyet ve sûreler unsuru olarak kullanılmıştır. Mezopotamya, iran ve Mısır büyü geleneklerinin karışımı olan telakki. Anadolu’daki eski putperest dinlerin ve Hıristiyanlığın’da olduğu kültür etkileriyle daha çok çeşitlenmiştir.

İslam’da Büyücülük

Müslümanlar büyüyü, Museviler, Suriyeliler, İran­lılar, Geldaniler ve Yunanlılardan almışlardır.
Bu kavimlerin eski çağlardan kalmış büyü kitapla­rından yararlanmış, büyüyü ona göre uygulamışlar, aynı yöntemi kullanmışlardır.
Çeşitli dönemlerde yazılan kitaplarla ve daha çok büyücülerin sırlan, gizli duaları, murîdlerine aktarma -özel deyimiyle el verme- yöntemiyle çok evvelki za­manlardan günümüze kadar, büyü her çağda beslenme­sine yardımcı bir ortam bulmuştur.
Müslümanların büyüye olan tutkularının nedeni cinlere olan inançlarına bağlanmıştır.
Cinlerin varlığına inandıklarından, onlar vasıtasıy­la kötülük gelebileceğine de inanmışlardır.
Büyü Yapmak Meslek Halini Almıştır
Büyücülük tamamen bir meslek olarak ilkin Sü­mer-Akad uygurlığın’da görülmektedir. İlk büyücüler kabile şefleriydi. Bunlar aynı zaman­da din adamıydılar.
Hunlardan günümüz Türk toplumuna kadar uzun bir gelişme çizgisi takip eden büyücülük, Türkiye’nin çeşitli yörelerinde değişik biçimlerde uygulanmakta­dır.
Evine düşkün olmayan kocayı karısına ve karısına çocuklarına karşı sert davranan halim-selim etmek, bir kadını bir erkeğe, veya bir kadına sevdirmek ve ısındırmak, gurbete senin geri dönmesini sağlamak, kaybolan eşyayı bulmak ,düşmanı yenmek, kısmet çözmek, bu ti kasından soğutmak ve ayırmak, bozulmuş si­lerini düzeltmek,… gibi hususlarda hemen daima gelen vasıtaların içinde belki en ehemmiyetlisi büyüdür. Bundan dolayıdır ki büyücülük bir meslek haline gelmiş… her zaman geçimini tamamen bundan sağlayanlar olmuştur.
Büyücülük Mesleğinin Serüveni

Çok tanrıcı dönemlerde iyiliklerle ve kötülüklerle ilgili birer tanrı ya da tanrıça bulunurdu. Gizi hepsi onların buyruğu altındaydı.
Kötü gizli güçlerin etkisinden veya saldırısından kurtulmak için tanrılara ve tanrıçalara sığım lir, adaklar sunulur, kutlama törenleri düzeni dilekte bulunmak için de ayni şekilde hareket Bu inançlar, zamanla yüzeysel olarak c de öz olarak muhafaza edilmiştir.
Tapınaklarda, çok tanrıların üstlen düşünülen görevin yerinde bugün büyücüler, cinciler ve bazı hocalar bulunmaktadır.
Hıristiyanlık Büyücülükle Şiddetli Bir Savaşa Girişmiştir

Özellikle de 16. yüzyılda büyücü avcılığı yapılmış­tır. Büyücüleri cezalandırmak için engizisyon mahkemesi kurulmuştur. Çağdaş, tıp teknolojisinin ortaya çıkmasından çok önce, egemen sınıfların “cadı” dediği sağlık pratisyen­leri yaşamıştır. Sonra bunlar, büyücülük yaptıkları ge­rekçesiyle toplatılmış, yakılmışlardır. İnsanlık târihinde dört yüzyıldan fazla bir süre, Almanya’dan başlayıp İn­giltere’ye kadar uzanan bir alanda, büyücülerle müca­dele edilmiş, 15. yüzyılın sonlarıyla 16. yüzyılın başla­rında İtalya ve diğer birçok Avrupa ülkesi de dahil bin­lerce kadın, büyücü gerekçesiyle öldürülmüştür. 16. yüzyıl ortalarında bu dehşet dalgası bütün boyutlarıyla Fransa ve İngiltere’yi de sarmıştır.
Büyücü denilen kişiler çok defalar canlı canlı odun yığınları üstünde tutuşturularak öldürülmüşlerdir…
Eski bir İngiliz büyücü avcısı: “Eğer ayrıcalıksız, -yani zarar vermeyen, tersine iyilik yapan görünürde kurtaran ve koruyan- bütün büyücüleri, özellikle de olumlu eylemleriyle tanınan büyücüleri de ortadan kal­dırırsak inanın bu ülke için bin kez daha hayırlı olacak­tır.” demiştir. Almanya, Belçika ve Fransa’da şeytanla anlaşma yaptıkları gerekçesiyle yakılan büyücülerin sa­yısı 5.000′e ulaşmıştır.

BÜYÜ İNSANIN, OLAYLARI Ki DİLEDİĞİNCE OLMASI ÖZLEMİ DOĞMAKTADIR
Kişi istediğine ulaşamayınca kaderi önemsemez büyü ile olaylara hakim olmaya kalkar. Büyü mutsuzluğun avuntusudur, güçsüzlerin dayanağıdır.Bir umuttur büyü. Büyüde gizlilikleri bilme arzusu, onları doğrultuya döndürme dileği, açıkça olmasa i derata karşı direnme eğilimi vardır.
Malinowski için büyü, “Heyecanlı bir isa âyinleşmiş bir ifadesidir.”
Büyüde, insanın irade-i cüz’ iyyesini giderme çeşitli yollarla bir insanı yönetim altına , ona istenileni yaptırma arzusu hakimdir.

Büyünün Yaygın Olmasının Sebebi

Çaresizlik ve bilinmezlik karşısında kaldığı insanoğlu doğaüstü güçlerden medet ummuş, onlara ümit bağlamıştır.
Büyü, bitip tükenmek bilmeyen arzulan gerçekleşmesinde insanlara, en kısa ve en kolay yol olarak görünmüştür.
Büyünün, Afrika, Avrupa ve Asya’da Amerika’ya Haiti adalarına kadar yaygınlaşmasının en önem­li nedenlerinin birincisi budur.

Kategori: Büyü

Yorum bırak

Please note: Comment moderation is enabled and may delay your comment. There is no need to resubmit your comment.