Büyüler
BÜYÜ
Büyü ile insanı istemediği şeylere zorlamak, ona istemediği hareketleri yaptırmak mümkün olabiliyor.
Her şeyde olduğu gibi bu konuda da bazı tartışmalar vardır. Büyünün gerçekliği hakkında tartışmalar arasında ilaveten şu sorular gündeme geliyor.
Büyü gerçekten insana tesir eder mi.
Kendisine büyü yapılan kişi, büyü yapanın yada yaptıranın zarar vermek istediği doğrultuda rahatsızlanır mı?
Bu sorular pozitif bilim açısından bakıldığında, ister isatemez kuşku ile karşılanacaktır. Rahatsızlanan kimse, kendisine büyü yapıldığı için mi, yoksa başka bir nedenle mi hastalanmıştır? Yada işleri ters gitmiştir.
İlahiyatçılara göre, Büyünün bir gerçeği olduğunu ve tesir edebileceğini ve zarar verebileceğini ileri süren alimlerin delillierinden biri Bakara suresi 102. ayettir. (Prof. Dr. Ali Osman Cinler ve Büyü s.212)
Ehli Sünnet alimlerinin bir kısmıda; Bazı kimseler isimlerin ve rakamların özellikleri, efsun ve uzlet gibi bazı yollara başvurarak,başka varlıklar üzerinde etki yapabilecek duruma gelebilirler. Cinlerin kötü olanları ile irtibat kurup, onlar vasıtası ile olağanüstü görünen şeyler yapabilirler. (Razi, Mefatihul Gayb, III s.213)
Elmalılı Hamdi Yazır Hazretin de görüşleri büyünün var olduğu yönündedir. “Ayet bu noktada bize gösteriyor ki,
sihrin (büyünün) en büyük tesiri ruhlar üzerinedir. Fikirleri bozar, kalpleri çeler, ahlaklı berbat, toplumları perişan eder. Binaenaleyh sihrin aslı yuoktur diye aldanmamalıdır. (Elmalılı Hamdi Yazır Kuran Dili 1. s.449-450)
Büyücülük, her şeyden önce, dine ve inanca kesin şekilde karşıt olan, batıl inançlara dayalı bir büyüsel işlem toplamıdır. Reçetelere, formüllere dayanan, bunlara değişik anlamlar yükleyen bir uygulamadır. 1584’te Anvers’te yayınlanan Gespar Peucer’in Falcılar (Les Devins) adlı kitapta büyücülük şu şekilde tanımlanır.
Büyüsel işlemler çoğunlukla olumlu (Ak Büyü) veya olumsuz (Kara Büyü, Kırmızı Büyü) bir enerji akışına dayalı olduğu söyleniyor. Bir enerji bedensel bir organa, psiko-somatik (ruhsal-bedensel) bir işleve yöneltilebilir. Tarihte birçok el yazması büyü kitabı hazırlanmıştır.
En ünlülerden biri 15. Yüzyıla ait olduğu sanılan, önceki yüzyılda gizem ustası Mc Gregor Mathers tarafından ilk kez İngilizce ye çevrilen sihirbaz Ma Abra-Melin’in Kutsal Sihir Kitabıdır. (The Book of the Sacred Magic of Abra-Melin the Mage). Kitaba göre maddi dünya kötü ruhlar tarafından yaratılmıştır, ancak sihirbaz, koruyucu meleğinin yardımıyla ve büyüsel uygulamalara başvurarak, kötü güçlere karşı koyabilir hatta kötü ruhları yönetebilir.
Büyücülük, şeytanı tanımaya yarayan bir sanattır. Büyücü tarafından çağrılan şeytan ve yardımcıları kendilerini gösterirler veya kendilerini göstermeyip de talep edilen şeyi yerine getirirler.
Büyücülüğün silahı büyülemedir, etkileme ve telkindir. Kuramsal olarak etki ve duygu (sevgi, nefret) dozu güçlü olan bir enerjinin belirli nesneler, formüller kullanarak transferidir. Bu tür etkileşimde en çok kullanılan ve Vudu (voodoo) dahil olmak üzere, her çeşit büyüsel gelenekte mevcut olan mum veya kilden yapılan bir heykelciktir.
Hedef olan kişiye yapılmak istenilen şey, büyüsel formüller kullanılarak heykelciğe (kukla, bebek) yapılır. Orta çağdan kalma bir başka yöntem, Şanlı El veya Tutuşan El yöntemiydi. Asılarak ölen birinin eli kesilir, kurutulur ve avucuna siyah bir mum yerleştirilirdi. Dönemin kaynaklarına göre bu eli kullanarak özellikle zehirlenme büyüleri yapılıyormuş.
Burada belirtmek gerekirki büyü, hangi dine ve inanca bağlı olursa olsun temeli vede etkileri aynıdır, her türlü büyü ülkemizde de yapılmaktadır.Dolayısıyla büyünün dini yoktur. İnsan büyük bir enerji yoğunluğuna sahiptir. Bu enerji yoğunluğu insanın bütün vücut ve beyin fonksiyonlarını düzenler;
Bu noktadan ele alırsak, büyü ;insanın enerji yoğunluğunu yok etmek ve ritmini bozmak için yapılan negatif bir enerjiyi çeşitli araçlarla muska ve buna benzer bir yolla )insanın üzerine yollayarak, vücuttaki enerji akışının düzensiz olarak çalışmasına sebep olan bir araçtır.
Büyülerin, zamana, mekana ve de insana ait olmak üzere çok geniş boyutları vardır. Bir büyü yapılışına göre farklılıklar gösterebilir; insanın iş düzeni,aşk hayatı,sağlığı ,aklınıza gelen her türlü konuda büyü yapmak mümkündür.Büyülerin şekilleri ,yiyerek, içirilerek, bir yere asılarak, konularak gibi farklı türleri olabilir.
Bir büyü yapıldığında etkisi bir mikrobun insan içinde çoğalması gibi zamana bağlıdır burada kişinin iradesi çok önemli bir rol alır. Büyü halk arasında, papaz büyüsü, muska ile yapılan büyüler gibi bir çok adlar alır .
Tarihten de bir çok olayda büyü ve büyücülükle ilgili birçok örneklerin bulunduğu bir gerçektir. Unutulmaması gereken
Her yapılan büyü etki gösterecek gibi bir durum söz konusu değildir.Şartların yerine getirilmemesinden dolayı etki olmayabilir.Yapan kişinin yada sizin istediğiniz yeterli bilgilerin verilmemesi etkinin azalmasına ve de yok olmasına neden olabilir.
Büyü yapıldığı zaman etkisi bazen bir ömür boyu sürer,bazen de zaman içinde yok olur; 1-3-7 yıl arasında değişiklik kazanır, ama yapılış maksadı ve ne için yapıldığı gibi etkilere bağlı olarak devam eder veya biter.
Konunun uzmanları tarafından büyü 6 tür olarak saptanmıştır. Merakınızı gidermek amacıyla sunuyorum…
Bunlar Ak Büyü, Kara Büyü, Kırmızı (Voodoo) Büyü, Sempatik Büyü, Aktif Büyü, Pasif Büyülerdir. En tehlikelisi olan Kara ve Kırmızı Büyüdür. Kara ve Kırmızı Büyü’de genellikle insanlara ait DNA malzemeleri kullanılır. DNA malzemeleri kullanılmasının amacı, “Parça bütüne aittir” ilkesi ile doğru orantılıdır…
BÜYÜLER
1-SEMPATİK BÜYÜLER
Sempatik büyüler iki türlü yapılır. Bunlardan birincisine Homeopatik Büyü ya da Taklit Büyüsü denir; İkincisine ise Temas Büyüsü yani Kontajiyöz Büyüsü de denmektedir…
Taklit Büyüsü
Bir şeyin taklidini yapmakla o şeyin istenilen neticeye varma esasına dayanan bir büyüdür. Taklit büyüsüne, tarih öncesi mağara resimlerinde dahi rastlanmıştır. Taklit büyüsü hemen toplumlarda görülmüştür. Hoşlanılmayan ,yada bir kimsenin zararsız hale getirilmesi için taklit büyüsü yapılır. Bu iş için geneli resmi yakılır. Taklit büyüsünde en çok kullanılan malzeme ölümü istenen kimsenin resmi, bir ağaçtan, çamurdan, balmumundan yada benzeri şeylerden yapılmış olan figürüdür.
Peru yerlileri, hoşlanmadıkları yada korktukları birinin yağ ve tahıl karışımından meydana gelen bir maddeden şeklini yapıp o kişinin geçeceği yolun üstün de yakarlar; bununla o kimsenin ruhunu inanırlardı. Malayalı’ lar, düşmanlarının fizik yapısını ve kişiliğini temsil etmeye yetecek kadar kirpik, kaş, tükürük gibi şeyler alıp. Bunları terkedilmiş bir balmumu üstüne o şahsa benzeyecek şekilde yapıştırırlardı.
Sonra yedi gece “yaktığım bu ciğerini, kalbini ve tükürüğünü yaktığım bu şey mum değil; diyerek bu figürü bir lamba üstünde tutar, balmumunun yavaş yavaş erimesini sağlarlardı. Balmumundan yapılmış olan mum tamamen eriyince o kimsenin öleceğine inanılırdı.
Amerika yerlilerinin bazı boyları bir insana yada bir hayvana zarar vermek istediklerinde ya onun tasvirini veya ağaçtan küçük bir figürü yaparlar, bunun üstünde, kalbin bulunduğu yeri keskin bir aletle çizerlerdi.
Temas Büyüsü
Temas büyüsüne, Kontajiyöz Büyüsü de denmektedir.
Temas büyüsü’nde hâkim olan ana kural “Parça bütüne aittir.” ilkesidir.
Temas büyüsünde saç, tırnak, kirpik vb. fizyolojik unsurların yanı sıra, insanın giyim ve günlük hayat için indiği şeylerden de istifade edilir. Temas büyüsünde, temas esas olduğundan ”parça bütünü” ile ilişkili olduğu inancından hareket edilerek bir kimsenin saçından alman bir tel saç, elbisesinden koparılan bir parça veya iplik ya da bir tırnak ucu şeylerle bu büyü yapılır. Genellikle bu büyü bir kimsenin iyiliği için yapılmaktaysa da, o kişiye zarar vermek için de kullanılır.
Polinezyalılar, birinin ölümünü istediklerinde; onun elbisesinden bir parçayı mezara bırakırlarmış…
2-AK BÜYÜ
Bütün büyü kitaplarında Ak büyünün şifacı olduğundan bahsedilir. “Ak büyü ferdin ya da toplumun iyiliğini esas alınarak yapılır” inancı hakimdir. İlginçtir ki, bu inanç dinsel felsefede de zaman zaman dillendirilmiş, hatta ülkemizde Ak Büyü’nün şifacı olduğuna dair fetvalar dahi verilmiştir.
Ak Büyüde din adamlarına başvurulacağı, dini metinlerden ve dualardan faydalanalacağı öne sürülmüştür. Peygamber sözleri buna delil gösterilmiştir. Oysa Rukye denen “dua ile sağaltım” ile Ak Büyü kesinlikle karıştırılmaması gereken iki farklı konudur. Ak Büyüde kullanılan malzemeler genellikle güzel tütsüler ve özyağlardır. Fakat Temas büyüsünde olduğu gibi bazı Ak Büyü uygulamalarında saç, tırnak, giysi parçası vs. gibi materyaller de kullanılmaktadır.
Ak Büyü de her zaman için kötü kullanıma açık bir uygulamadır ve tek tanrılı inanç sistemleriyle pek bağdaşmamaktadır.
- Ak büyü ferdin veya toplumun iyiliğini hedef alarak yapılan büyüdür.
- Gurbette olan bir yakının gelmesi,
- Mahkemede işi olanın, davayı kazanması,
- Erkek veya kadının sevdiği kimseden karşılı görmesi,
- Kaybedilmiş veya çalınmış eşya, para, mücevher her gibi değerli şeylerin bulunması,
- Kötü büyülerin etkisinin bozulması,
- Kuraklık veya sel gibi afetlerin önlenmesi.
- Lohusaların kötü dış tesirlerden korunması
- Hastalıkların def edilmesi,
- Malların zarara uğramaması istendiğinde ve bunlara benzer durumlarda bu büyü yapılır.
- Ak büyüde, dini metinlerden ve dualardan faydalanılır
3-KARA BÜYÜ
Kara Büyünün en temel amacı zarar vermektir. Kesinlikle ve kesinlikle kötülük güden bir amacı vardır. Şeytan ile bağlantılı olduğu düşünülen büyücülük türü de budur. Lavey ile başlayan ve Roma Katolik inancının çöküşünü simgelediği iddia edilen Satanist uygulamalarla Kara Büyü sıkı fıkıdır. Ayinlerinde kan, ceset parçaları, kötü kokulu tütsüler, bakire kızlar vs. kullanılan ve halen dünyanın birçok ülkesinde uygulanan büyücülük türüdür ve dinsel inancın tamamen reddettiği bir uygulamadır. Bir çok sebepler için bu büyü yapılır. Bunlardan bazıları:
- Birbirini sevenlerin ayrılması,
- Kan-kocanın boşanması, cinsi kudretin önlenmesi, erkekliğin bağlanması
- Bir insanın konuşamaz hale gelmesi
- Bir kimsenin dilinin bağlanması.
- Bir kimsenin uyuyamaması, uykusunun bağlanması…
4-AKTİF BÜYÜLER
Aktif büyüde esas olan mükemmel derecede geliştirilmiş bir irade ile tabiat olaylarını yönetim ve denetim altına almaktır. Hipnotizma, Manyetizma, Uzaduyum vs. gibi isimlerle bilimin sınırları içine dahil edilmeye çalışılan uygulamalar, Aktif Büyünün konusudur.
Bu büyüyü yapan güçlü bir irade ile tabiat olaylarını yönetim ve denetimi altına alabileceği görünümünü Verir.
Çevresine parapsikolojik bir hayatı olduğunu telli eder. Büyüsünü özel bazı sözleri, tekerlemeleri, duaları beddualar ile yapar.
Güney Afrika’da yaşayan Zulu kabilesi mensupları kızgın kömür üzerine su dökülmesiyle yapılan bir büyünün fırtınayı önlediğine inanırlar.
Kötü ve zararlı olayları önlemek, insanların fenalarından kaçınmak için, bu büyü çeşidi uygulanır.
5-PASİF BÜYÜLER
Bu tarz büyüler genellikle savunma amacıyla yapılır. Ak Büyüden ayrılan tarafı saldırgan olmayışıdır. Koruyucu muskalar, nazar boncukları, göztaşı gibi cisimler bu büyü uygulamasında kullanılan materyallerdir.
Kötü ve uğursuz şeylerin veya insanların zararlı etkilerinden korunulması için muska yapılır bunu kişinin üzerinde taşıması önerilir; ya da nazar boncuğu, göztaşı gibi cisimler taşınır.
6-KIRMIZI BÜYÜ (VOODOO)
Kara büyü ile hemen hemen aynı uygulamaların yapıldığı bir büyü şeklidir. Fakat ayrıldıkları tek nokta, Kara Büyüde ölümcül uygulamaların Kırmızı Büyüdeki kadar sık olmamasıdır. Kara Büyü abartılı istisnalar dışında- genellikle insanın sağlığına, malına mülküne, evine, çocuklarına, karı-kocaya vs. yaptırılan veya yapılan büyü olarak genelleştirilebilir. Kara büyüde ölüm vardır fakat ön planda değildir. Kırmızı Büyü ise ölüler ve ölümle ile içli dışlıdır. Afrika kökenli bir uygulamadır ve buradan yayılarak dünyanın çeşitli bölgelerine ulaşmıştır. Kırmızı büyü cinsel büyücülük tarzıdır. Kara Büyü uygulamaları çok fazla ritüeller gerektirmeyen törenlerle yapılmasına rağmen, Kırmızı Büyüde cinsel ayinler, erotik danslar, siyah renkli bir takım hayvanların kurban edilme törenleri en başta göze çarpan uygulamalardır. Yine Kara Büyüde olduğu gibi Kırmızı büyünün yapılışının da bir çok sebebi vardır.
Bunlardan sadece bazıları:
- Karanlık güçlerin desteğini almak,
- Kişilerin üzerine negatif varlıkları yönlendirmek,
- Derin izler bırakmak,